18 Şubat 2013 Pazartesi

Akşamı Seyrediyorum


 
 
 

 

Akşamı Seyrediyorum


Yüksekte  bir yerden

Akşamı seyrediyorum

Güneşin batışıyla gidiyor

Alaca karınlıkla geliyorum

Kendimi bıraktığım boşluğa

Kanatsızca uçuyorum

 

Dört bir yan yol, arabalar vızır, vızır

Karanlığı yırtan farlar kaybolmaya hazır

Uzaklarda bir sürü ışıklar

Her biri hareketli yanıp sönüyorlar

 

Ötelere  bakıyorum havadan

Bir ses duyuyorum ilerde çaydan

Akşamların müzisyeni kurbağadan

Bir  kuş çığlığı onun ardından

Söyleyeceklerini söylüyorlar

Sonra  suskunluğa gömülüyorlar

 

Gittikçe koyulaşan havada

Geziniyorum  sanki boşlukta

Çevreyi ve gönlümü dinliyorum

Belirlilerin belirsizleştiği

Teferruatın kaybolduğu karanlıkta

 

Yere uzak  havaya yakın

Yıldızlar tepemde salkım, salkım

Her taraf hareketli yer gök

Gidip geliyorlar akın, akın.

 

Zaman  bildiği yere doğru giderken

Seyrin içine hareketsizce dalmışım

Susan seslerin yeri dolmazken

Gizemli atmosferin sihrine banmışım

Bazen  yüzüme doğru  iniyor damlalar

Bilmiyorum niye ağlamışım.

 

 

Gönlüm uzay boşluğu gibi

Her şeyi içine alıyor.

Denizin içindeymişim gibi

Gözlerim diplere dalıyor

Duygular görüntü ötesine taşınırken

Hareketlerim yavaşlıyor.

Yorgunluk çökerken

Düşüncelerde karışıyor

Uyku ortalarda yok

Galiba  oda naz yapıyor.
 
 Ankara- 2003 Yaz mevsimi
         
         Hüseyin Koç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder