Akşamı Seyrediyorum
Yüksekte
bir yerden
Akşamı seyrediyorum
Güneşin batışıyla gidiyor
Alaca karınlıkla geliyorum
Kendimi bıraktığım boşluğa
Kanatsızca uçuyorum
Dört bir yan yol, arabalar vızır, vızır
Karanlığı yırtan farlar kaybolmaya hazır
Uzaklarda bir sürü ışıklar
Her biri hareketli yanıp sönüyorlar
Ötelere
bakıyorum havadan
Bir ses duyuyorum ilerde çaydan
Akşamların müzisyeni kurbağadan
Bir kuş
çığlığı onun ardından
Söyleyeceklerini söylüyorlar
Sonra
suskunluğa gömülüyorlar
Gittikçe koyulaşan havada
Geziniyorum
sanki boşlukta
Çevreyi ve gönlümü dinliyorum
Belirlilerin belirsizleştiği
Teferruatın kaybolduğu karanlıkta
Yere uzak
havaya yakın
Yıldızlar tepemde salkım, salkım
Her taraf hareketli yer gök
Gidip geliyorlar akın, akın.
Zaman
bildiği yere doğru giderken
Seyrin içine hareketsizce dalmışım
Susan seslerin yeri dolmazken
Gizemli atmosferin sihrine banmışım
Bazen
yüzüme doğru iniyor damlalar
Bilmiyorum niye ağlamışım.
Gönlüm uzay boşluğu gibi
Her şeyi içine alıyor.
Denizin içindeymişim gibi
Gözlerim diplere dalıyor
Duygular görüntü ötesine taşınırken
Hareketlerim yavaşlıyor.
Yorgunluk çökerken
Düşüncelerde karışıyor
Uyku ortalarda yok
Galiba oda
naz yapıyor.
Ankara- 2003 Yaz mevsimi
Hüseyin Koç

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder